W. Bahadır Bayrıl Deneme Yayını – Levent Karataş

  • 07 Ekim 2019

Levent Karataş: ŞiirAtı Beyaz Yunus Pansiyon şekillendi diyebilir miyiz? Bu bir şehir efsanesi mi, gerçek mi? ŞiirAtı Dergisi’nin nasıl somutlandığı da sorular silsilesi arasında…

W. Bahadır Bayrıl: İlk defa açıklıyorum.ŞiirAtı 1985 yazı Temmuz ayında tarafımdan düşünülmüş, adı yine tarafımdan konulmuştur. Fikri ilk kez Ağustos ayında Osman Hakan A.ya açtım, şevkle benimseyip katılmasından kuvvet alıp Seyhan a anlattım. Sonrası zaten kazak söküğü gibi geldi. Marmara Adası Çınarlı Köyü Beyaz Yunus Pansiyonda kurulmuştur, evet.

                LK:Seyhan Erözçelik’le yakın dostluğunuzu bilmeyen yoktur fi tarihli Bab-ı Ali’den. Bab-ı Ali diyorum çünkü siz o görgüden de yetişmiş iki güngörmüş şairsiniz. Bize o yıllardan -anı olacağını o zaman düşünemediğiniz- ve tarihte yerini henüz almamış, kayıtlara düşmemiş hatıralarınızı aşikâr etseniz?

WBB: Yazdım aslında. Yeni çıkacak kitabımda çok şenlikli Seyhan anıları var.Fakat oraya yazmadığım birini aktarayım. Londrada setteyim. Telefon, set amiri İrlandalı alı al moru mor sete daldı ismimi söylüyor. Panik içinde. Telaşla gittim, Seyhan telefonda, gevrek gevrek gülüyor. Aklına gelmiş, bana bir parfüm ısmarladı. Aldım. O günün parası yüz pound. Mujiden de hediye kalem defter aldım. Hepsini verdim. Üstümde para yok dedi, tamam dedim. Sonraki on yıl boyunca her ay parayı istedim, hep aynı yanıtı verdi. Bozuğum yokJ)))

LK 80 Şiiri diye nitelendirilen şiir -ki siz o şiirin teori ve pratikte önde gelen şairlerindensiniz- o günkü şimdiye ait verilerle geleneği yeniden keşfettiğini söylesem. Yanlış mı?

WBB: Hiç birimiz dağbaşında bitmiş ot değiliz. Bir zincirin halkaları, bir dil tarafından yaratılmış özneleriz. Ben bu akıntı, ağıntı ve bağıntılara olan ilgimi belki abartmış olabilirim. Dilin etrafımıza ördüğü o görünmez ağı biraz fazla titreştirmiş de olabilirim. Kalıt önemlidir. Bir de benim gözüm öyle pek korkmaz.Er meydanına çıkarım hiç korkmadan.Türk şiirinin süper liginde oynamayı hedeflemiştim daha ilk günden başlayarak. Eh, sanatsal gücü yeten burada oynar. Yetmeyen çemkirir. Amatör ligi severim ama ikinci üçüncü lige hiç tahammül edemem. Yeteneksizlik ve vasatlık kadar nefret ettiğim şey pek azdır.

LK:Melek Geçti kitabını “Hurufat sadece bir ima, hayatsa hala çetrefil.” diye imzalamıştınız, 1994. Bu ikili harikulade dize kimin?

WBB: Benim, Melek Geçtinin yeni baskısında o şiirin başlığını Çetrefil + İma diye değiştirdim.

LK: İtiraz etmeyen bir şiir kurduğunuz söylendi yarım asırdır. Halbuki siz SOYSAL MEDYA’daki şairleri “Dünya Şiir Günü” için”Kahrolsun Dünya Şiir Günü!” diye yazı nümayişine dahası ayaklanmaya çağırdınız.

WBB: Ben o ‘itiraz eden’ şairlerin şiirlerini sabah kahvaltımda pek sevdiğim kayısı kıvamında pişirilmiş yumurtama kara biber niyetine serper yerim LeventJ))) Al sana soru. Bütün o 70li yıllar ve sonraki toplumcu gerçekçi şairler neden Edip Cansever’in Mendilimde Kan Sesleri şiiri ayarı, kalitesi, seviyesinde tek bir şiir yazamamışlardır acaba?

LK:Şiirlerini harf harf işçilikle çalışan, harflerin seslerinin gen araştırmasını da -bile- yağmış sabırlı, mükemmeliyetçi Lale Müldür deyimiyle şiir bilgisi ile UMMAN; Haydar Ergülen deyimiyle, şiir sanatının doruklarından seslenen bir şair olarak hangi şiirde ölümcül bir hata yaptınız? Okura ve bana bunu deşifre eder misiniz?

WBB: Bugüne kadar 99 şiir yayınladım ki, çok olduğunu düşünüyorum. Baudelaire bir şairin en fazla yüz şiir yayınlaması\yazması gerektiğini söyler. Yakında belki yeni bir şiir kitabı yayınlayacağım. Soru şu eski kitaplarımdan hangi şiirleri çıkarmalıyım?

LK: Dünya Edebiyatı’ndan en çok hangi şairle -açıkça ve mutfaktan- konuşmak isterdiniz?

WBB:  Şu sıralar Orfeus ile hemhalim. Türkmen kocası Yunus ile hasbıhal etmek bak hiç fena olmazdı.

LK: İlkgençliğimde seninle şiir üzerine konuşurken “Ahmet Erhan önemlidir alacakaranlıktaki ülke diye bir kitabı var…” demiştiniz. o zaman Ahmet Erhan’ın, ayrı şiir poetikasına sahip şairlerce de özel bir şair olduğunu daha iyi kavramıştım…

WBB: İlk yayınlanmış yazım Ahmet Erhan üzerineydi 1992de.

LK: Hilmi Yavuz Ece Ayhan şiirini çıkmaz bir sokak olarak tanımlıyor kısaca. Senin için de, W. Bahadır Bayrıl için de bu tanımlama geçerli mi, ve Ece Ayhan kötü bir şair miydi?

WBB: Aynı şey İsmet Özel içinde geçerlidir. Tabir vardır Anadolu’da, gölgesinde ot bitmez diye. Bunlar öyledir.Ece’ye Kinar Hanimin Denizleri’ni düşünerek kötü şair diyemem. Ama çok rahat kötü insan diyebilirim. Leyla Erbil de öyle der. Hocanın sözünün bağlamı cuk oturmuştur.

LK:En çok dedikodu konusu olan iki şeyi soracağım. Birincisi “W” kullanıyorsun önad olarak sade. Bu harf de nereden çıktı? diyenler çok… Okura bu harfi kullanmanızın hakiki gerekçesini söyler misiniz?

Bir de tabii Arnavut Şairi olduğunuzu dile getiriyorsunuz sık sık?

WBB: Atlamışsın, geçenlerde Kürtlere Arnavut olmalarını teklif ettim. Bütün Kürtler bir gün ve aynı zamanda açıklama yapsalar, Türk Devletine duyururuz ki. Biz Kürt olmaktan vazgeçtik. Arnavut olduk. Artık bize zulmetmenize gerek yok… Düşün Devletin kadim ayarları nasıl bozulur.

Evet Arnavut asıllı Türkçe yazan ilk İtalyan şairiyim. İtalyan şiirine iltica ettim. Henüz İtalyan şiirinin bundan haberi yok ama yakında olacak. Bir aksilik olmazsa bir kaç ay içinde, Bologna’da bir kabul töreni yapılacak ve İtalyan şiir beni bağrına basacak.

Waw’a gelince. Bu konuda kitap yazıyorum, herkes bekleyecek. Ama beklemek istemeyenler, Bursa Ulu Cami, Edirne Eski Camideki wawlara baksınlar, ebced hesabı ile waw neye işaret eder öğrensinler. Sonra imtihan yapacağım kendilerini.

Ha unutmadan, ben şairim yahu, canım ne isterse yaparım. Kimsenin alkışı yahut beğenisine ihtiyacım olmadı bugüne kadar. Bundan sonra da umurumda değil. Gidip Puşkin’in Şair şiirini okusunlar.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ