SALT Beyoğlu’nda ‘Aslına Sadık Kalınmıştır’ sergisi

  • 15 Haziran 2019

İstanbul’un ünlü sanat mekânlarından SALT Beyoğlu, ‘Aslına Sadık Kalınmıştır’ sergisini sanatseverlerle buluşturuyor. Sergi paralelindeki programlar, SALT’tan Amira Akbıyıkoğlu’nun serginin sanatçılarından Handan Börüteçene ile 13 Haziran’da yaptığı söyleşiyle başladı.Börüteçene’nin sergideki işlerinin ele alındığı söyleşide, 1985’te 5. Yeni Eğilimler sergisinde başarı ödülüne layık görülen Kır/Gör enstalasyonundan bugüne pratiği incelendi. Mêkana özgü üretimlerle ilgilenen sanatçının sıklıkla başvurduğu “yeryüzü belleği” kavramı ayrıntılandırıldı.

SALT’tan Amira Akbıyıkoğlu tarafından hazırlanan ‘Aslına Sadık Kalınmıştır’ sergisinde sunulan eserler, Tansa Mermerci Ekşioğlu Koleksiyonu ve Ayşe Umur Koleksiyonu’ndan seçildi.‘Aslına Sadık Kalınmıştır’ sergisi, 18 Ağustos’a kadar SALT Beyoğlu’nun ikinci katında ücretsiz olarak görülebilir.

Börüteçene ve Dion’un İlgi Çekici Sunumları

İnsanlar ve eylemlerinin aracı olan nesnelerin geçmişi birbirine nasıl bağlanır? İki özel koleksiyondan seçili on beş eseri bir araya getiren Aslına Sadık Kalınmıştır, zamanla değişen bireyler ile şeklinden işlevine dönüşen nesnelerin iç içe geçen “hayat hikâyesi”ne bakıyor. Özel koleksiyondaki eserlerin kamusal mekâna dönüşünün süreçlerine işaret eden sergi, bu ortamda sanat üretimi ve izleyici etkileşiminin ortaya çıkardığı yeni anlamlara göndermede bulunuyor.

Aslına Sadık Kalınmıştır’ın merkezinde, sanat pratiklerinde arkeoloji ve tarihten yararlanan Handan Börüteçene ile Mark Dion’un sunumları yer alıyor. Heykel, enstalasyon, fotoğraf ve metinlerinde Türkiye’nin kültür mirasıyla umulmadık bağlantılar kuran Börüteçene’nin sunumu üç işten oluşuyor. Kendime Gömülü Kaldım (1999-2014) fotoğraf serisi, İstanbul’un bilinen en eski kadın şairi, ByzantionluMoiro etrafında katmanlı bir hikâye üzerinden, Venedik’e uzanan Bizans mirasını takip ediyor. Sanatçının bir yıl boyunca neredeyse her hafta ziyaret ettiği Aya İrini’yle diyalogları 1989 tarihli Bütün Denizler İçin heykel serisinde ifade bulurken Armenak Ustanın Marangoz Tezgâhı (2000) yılların emek ve birikimini büyüteçlerle görünür kılıyor. Dion’un 2011’de SALT Galata’nın açılış sergilerinden Geçmişe Hücum: Osmanlı İmparatorluğu’nda Arkeolojinin Öyküsü, 1753-1914 için hazırladığı DigCulture [Kazı Kültürü] enstalasyonuysa, arkeoloji kazılarını çağrıştıran bir dizi buluntu nesneden meydana geliyor. SALT Beyoğlu’ndaki sunuma, sanatçının iş özelinde çizdiği eskiz ile ilk kurulumun fotoğrafları eşlik ediyor.

Sokaktan topladığı ahşap parçalarla çalışan Nancy Atakan, rastgele göz imgeleri eklediği gündelik nesneleri manevi birer koruyucu hâline getiriyor (2012). Dilek Winchester’ınenstalasyonu (2014), hattat Emin Barın’ın 1973’te yeni açılan Boğaz Köprüsü için taşa oyduğu “Maşallah” yazısından yola çıkıyor; hat sanatında Latin harflerine geçişe ve köprünün yakın geçmişinden bir değişime dikkati çekiyor. Simgesel nitelikteki Galata Kulesi ve Ayasofya ile Kudüs Tapınağı’nın izini süren Cansu Çakar, yapılardaki tahribatlar ve onarımların tortularını minyatürü andıran resimlerle tasvir ediyor (2016-2018).

Aslı Çavuşoğlu, 2011 tarihli Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı adlı siyah beyaz fotoğraf serisinde, 93 Harbi sonunda Yeşilköy’e dikilen abidenin 1914’te yıkılışını belgelemesiyle Türk sinemasının başlangıcı sayılan filme odaklanıyor. Sanatçı, abide ile enkazını gösteren iki kare arasındaki boşlukları doldurarak bugüne kadar kimsenin görmediği filme dair yeni bir anlatı inşa ediyor. Iman Issa, doğup büyüdüğü Kahire’de “halkın utanç kaynağı hâline gelmiş bir abide”ye sıra dışı bir alternatif geliştirirken (2010) Cezayir asıllı Kader Attia fotoğraf kolajlarıyla (2014) şehrin dönüşümünü bireylerin özgürleşmesiyle ilişkilendiriyor; Kıbrıs asıllı Haris Epaminonda’ysa buluntu materyallerle ürettiği enstalasyonunda (2009) ülkesini hayalî bir karakter olarak konumluyor. Geçmiş yerine boşluğa bakan sanatçılar Pak SheungChuen ve LaureProuvost, 2009 ve 2014 tarihli işlerinde yokluk fikrine form kazandırıp görsel sanatlarda “boşluk korkusu” olarak bilinen horrorvacui kavramına meydan okuyor.

Haber: Çağla Göksel Çakır

Bilgi: saltonline.org

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ