Ruhi Türkyılmaz Sanatevi Şiir Ödülü Cenk Kolçak’ın

  • 15 Mayıs 2019

Yazın alanında değişik türlerde pek çok yapıtı bulunan, 66 yıldır kültür-sanat dünyasının zenginleşmesine ürünleriyle katkıda bulunan şair-yazar Ruhi Türkyılmaz’ın adını taşıyan “Ruhi Türkyılmaz Sanatevi Şiir Ödülü” yarışmasının bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirildi.

Ayşe Keskin, Emel İrtem, Haşim Hüsrevşahi, Ömer Turan ve Şeref Bilsel’den oluşan Seçici Kurul, şair Cenk Kolçak’ın “Akbabalar Çağında” adlı şiir kitabını, çağdaş bir dünya görüşü bağlamında inceleyip, günümüz şiirinin yenilikçi estetiğine ve dil bilincine yaklaşma çabalarını da göz önünde tutarak “oy birliğiyle” Ruhi Türkyılmaz Sanatevi Şiir Ödülü’ne değer gördü.

Ödül töreninin, 15 Haziran 2019 Cumartesi günü saat 17:00’de Trabzon Ruhi Türkyılmaz Sanatevi’nde gerçekleştirileceği açıklandı.

CENK KOLÇAK KİMDİR?

1991’de İstanbul’da doğan Cenk Kolçak, Gazi Üniversitesi’nde Makine Teknolojisi bölümünü bitirdikten sonra, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde lisansını tamamladı. İngiliz Dili ve Edebiyatı lisans bölümünü okumak için gittiği İrlanda Cumhuriyeti’nde, İngilizce dil hazırlık eğitimini tamamladıktan sonra okulu bitirmeden Türkiye’ye geri döndü. Kolçak, (Disiplinlerarası) İnsan Gelişimi ve Eğitim Yüksek Lisans mezunudur.

Şiirleri Edebiyat Nöbeti, Yıldız Tozu, Yeni E, Edebiyatist, vb. dergilerde ve çeşitli fanzinlerde yayımlandı. Akbabalar Çağında (2018) isimli şiir kitabı Öteki Yayınevi tarafından yayınlandı. Aynı zamanda Artı TV’de pazar günleri yayınlanan “Edebiyattan Sayfalar” programını da hazırlayıp sunan şair Kolçak, şiir ve edebiyat üzerine söyleşiler gerçekleştiriyor.

Şair Cenk Kolçak’ın “Akbabalar Çağında” kitabından bir şiir:

UZAYIP GİDEN BİR YOKLUK

Pencere midir amansız bir soluğu

Buluşturan bir kuşla,

Aslı gibi midir

Bir çocuğun vurulduğu yerde

Salıverilen uçurtma?/

Bir yasak olursun

Bir güneş ardı sıra

Gökyüzünde isyan olursun, bir martı

Kendi kanatlarını düren boşlukta

Böyledir tenini soyan duvarlar

Böyledir mezarlar, mezarlıklar…

-Sahi, duvarlar

insanın kendisini çarpmasından başka

ne işe yararlar

ya da bir düşün, gülüşün harcını

kanla karmaktan başka?

Unutma!

Alnını öpen yağmur suyu

Koca bir dağ büyütür koynunda.

Bak, nasıl da soğuyor caddeler

Umudu deren çocukların yüzleri akıyor penceremden.

Paltosunun cebinde karanfil taşıyan bir yaşlı

Ödünç aldığı boşluğa iki çelenk bırakıyor

Biri yarınlarına diğeri sana çocuk

Diğeri sana.

Ama sen bunlara aldırma

Sana göğü indirmeyenleri tanrıya bırak

Bir gün kanatların çıkar nasılsa.

-Sahi olur da çıkarsa, biz

Tanrıyı da aramızda görmek isteriz.

Belki bir görünüm olur

Ağırlığınca bir uzam

Uzayıp giden bu yoklukta.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ