2018’in Edebiyata Kattıkları

  • 09 Nisan 2019

2018’in Edebiyata Kattıkları

   Hürriyet Kitap Sanat yazarları Doğan Hızlan, Selim İleri, A. Ömer Türkeş, Ömer Erdem, Yücel Kayıran, Haydar Ergülen, İhsan Yılmaz, Metin Celâl ve Erkan Aktuğ’dan oluşan jüri, 2018’in en iyi 50 kitabını yılın son haftasında seçerek duyurdu. Listede ilk sırayı Latife Tekin’in ‘Sürüklenme’si aldı.

 Sürüklenme, Haydar Ergülen’in yorumuyla, Latife Tekin’in ‘’yoksulların yeni bir biçim alan yoksulluğu gibi yeniden biçimlenmiş’’diliyle kaleme alınmış bir yapıt. Can Yayınları tarafından yayımlanan kitap,192 sayfa ve Mart 2019’da 3.Baskısını yaptı.

2018in en iyi 50 kitabı

Roman, yazarın aynı anda yayımlanan romanı Manves City ‘le birbirine el uzatırken, süregelen toptan yıkıma karşı yeni mücadele yolları arayan yetişkinlerin ve yalnızlaştırılmış gençliğin hayata tutunma çabalarını ‘’ yüzümüze ölümün gölgesi düştüğünde hayat ısrarla yaşama şansı tanımak istiyor bize, türlü biçimlerde uyarıp tekrar sınıyor bunun için’’ diyerek betimliyor Sürüklenme’yi.

İkinci sırada Notos Kitapça yayımlanan ‘’Bedenlerin Göçü ‘’var.

Yurri Herrera, çağdaş Meksika edebiyatına, daha önceki üç romanıyla derin bir soluk getirirken, Şubat 2018’de Bedenlerin Göçü ile okuyucuyla buluştu.

Herrera, okuyucuyu sokaklarda ölümün kol gezdiği ama kimsenin ölüm korkusuyla hareket etmediği, insanların adlarından çok lakaplarıyla bilindiği suç kokan bir şehrin doğasına tanıklık ettirirken yaşanılanları sarsıcı bir dille anlatıyor.

2018in en iyi 50 kitabı

Üçüncü sırada Ayfer Tunç, ‘’Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura ‘’romanıyla yer almış.

Yazı ve Tura olmak üzere iki bölümden oluşan roman, yazarın ’’ Dünya Ağrısı’’ romanında olduğu gibi derin yaraları kaşıyan, Aşk’ın taraflarını, acıları, umutları, gerçekleri ve varoluş sancılarıyla detaylandıran güzel bir yapıt. İlk bölümü Yazı, roman karakterlerinden Umut’un , ikinci bölüm olan Tura ise Sanem’in dilinden konuşturulmuş. Delilik olmasa aşk olur mu, ya da aşk mıdır delilik hallerine neden olan?

2018in en iyi 50 kitabı

 

Seçkideki kitapları incelediğimizde, listede yalnız beş adet şiir kitabı olduğunu görüyoruz.

Nazım Hikmet’in Cep Defterlerinde Kavga, Aşk ve Şiir Notları (Yapı Kredi Yayınları)

Nazım Hikmet Ran’ın 1937 ve 1942 yılları arasında, İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa hapishanelerindeyken tuttuğu cep defterlerinin kitap haline getirildiği eser

Yüz Sene Daha/ Hayriye Ünsal (Hece Yayınları)

Alışveriş Listesi / Cevdet Karal(Everest Yayınları)

Bütün Şiirleri/T.S.Eliot(Everest Yayınları)

Çivili Sandıklar/Fikret Ürgüp(Everest Yayınları)

4 ciltten oluşan eserde öyküler ve şiirler yer alıyor.

2018 yılında çıkan şiir kitaplarına göz attığımızda, birbirinden iyi yapıtlara rastlıyoruz.

Refik Durbaş’ın ‘’Şayeste’’si, Zafer Şenocak’ın ‘’Kıyı ve Kabuklar’’ı, Mehmet Can Doğan’ın Attila İlhan ödüllü ‘’Camekan’’ı, Ruhi Su Şiir Ödüllü Betül Dünder imzalı ‘’Unutmanın Kısa Tarihi’’, Arife Kalender’in ‘’Yağmur Sandım Kendimi’’kitabı,

Asuman Susam’ın ‘’Plasenta’’sı, Gökçenur Ç.’nin ‘’Giderken Öpmeseydin Keşke’’si, Duygu Kankaystın’ın ‘’Rağmen’’i, ve daha nice güzel yapıtlar var okunulası.

Şiirin okuyucusuna ihtiyacı olduğu kadar, şiire ihtiyaç duyan bir okuyucu kitlesi de olsaydı belki, şiir günümüzde toplumun’’ ilk önce kurtarılacak’’ listesinde yer alırdı. Ne yazık ki, çağımız şiirsellikten uzak artık. Dar ve gittikçe muhafazakârlaşan insanların cehalet ve saldırganlıklarından bunalan bir gökyüzü altında, kendimize ve bizim gibi ‘’öteki’’ lere yaslanarak yaşıyoruz. Şiir gibi yaşamak sevdalısı olanların sayısı azaldıkça, şiirsellikle örülü bir dünya düşü, şimdilik ancak düşlerde kalmıştır.  Yine de umutsuzluğa düşmeden, dizelere gömülü düşlere sahip çıkan şiir severlerin varlığına güvenerek, insana dair umudu yitirmeyerek okumaya ve yazmaya devam ediyoruz.

Bir gün diliyorum ki, seçilecek ilk elli kitap arasında en az yirmi beş tanesi şiir kitabı olsun.

Kadınların gülüşü ve duruşu şiir gibi olsun mesela. Çocuklar, bir şiirin doğuşu gibi doğsun. Sevgililer, şiir versin birbirine. En çok da babalar şiir yazsın kızlarına. Şairler, şiirin koridorlarında gezinirken, başlarından gökyüzü eksik olmasın.Yirmi dört yıldır içerde , dışarısını düşleyerek yazan şair İlhan Sami Çomak  özgür bırakılsın artık. İnsanın gücünü ve aczini hafızasından ve geleceği yaratma azminden şekillendiren şiir emekçileri özgürce yazsın dizelerini.

‘Öyküyle, şiirle, romanla

Umut ile,sanat ile, Aşk ile

Yaşasın Sözcüklerin Kardeşliği

Ve Tam Bağımsız Şiir’ diyorum.

Bahar Özdemir-aksisanat.com

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ