“Bizi Müzikal Dövdüler”

Okan Yılmaz

Yazarın şu ana kadar yazılmış 4 makalesi bulunuyor.
  • 12 Nisan 2018

Edebiyat tarihini dönemlere göre okumak her zaman en kolayıdır. Bu dönemler içinde bazı isimler kendilerini bilinçli olarak bir akıma/ gruba/ anlayışa dâhil etmezler ve çizgilerinde ilerlemeyi seçerler. Çağdaş Türk şiirinin “kendine özgü” isimleri düşünüldüğünde akla ilk gelenlerden biri de şüphesiz Arkadaş Z. Özger.

*

Arkadaş Z. Özger’i bugün değerli kılan birçok sebebi sıralamak mümkün. Bunların başında “mesajını apaçık vermeyen ama hissettiren” şiirleri geliyor. Bu tavrını yayımlanan ilk şiiri “Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası”ndan (Soyut, Ağustos 1967) son şiiri “Sevdadır”a (Yansıma, Şubat 1973) kadar sergileyen Özger, dışarıda sürüp giden kavgayı içselleştirerek yeniden üretir ve “kendisi olmak”tan ödün vermeyerek farklı bir safta olduğunu da gösterir.

Bir yandan siyasi söylemlerin sürdüğü, bir yandan eril dilin tahakkümünün hissedildiği o yıllarda “Zeki Müren’i seviniz” diyecek kadar içten bir duyuşa sahip olan Özger, olan biten için salt tepkisiz değildir. Gözlemlerini daha hassas, daha sembolik bir şekilde anlatmış olması onu değerli yapan bir başka sebep.

71 muhtırasını takip eden yıllarda yaşanan ağır olaylar, şiirinde ince noktalar yaratsa da ölümünde de büyük bir rol oynar Özger’in. Ankara Siyasal’ın yurt baskınında aldığı darbeler hayatını tümüyle etkileyecek bir hâle gelir ve ne yazık ki bir Mayıs günü Meşrutiyet Caddesi’nde düşüp kalır.

*

Bir edebiyatçının erken ölümü, arkasında kalan o boşluğu her zaman daha anlamlı kılmıştır. “Yaşasaydı ne yazacaktı?” sorusu etrafında dönülen bu edebiyatçılardan biridir Arkadaş Z. Özger. Aynı zamanda Leylâ Erbil’in sözünü ettiği o “incecik ağlayışın” şiire uzun ve sonsuz yansıması:

ve oturup ağladık niye/ ve niye hiç görmemiş gibi sanki”

(Nüsgü, sayı: 2)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ